DUYURU / FAALİYET / HABER

TSÜAB ÇALIŞTAYI ANTALYA'DA YAPILDI

"TOHUMCULUKTA 2023 HEDEFLERİMİZ"

Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliği (TSÜAB) tarafından düzenlenen "Tohumculukta 2023 Hedeflerimiz” ana temalı Çalıştay 14-17 Aralık 2019 tarihlerinde Antalya'da yapıldı.

ÇALIŞTAY FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYINIZ

**

TSÜAB Başkanı ve ECOSA Başkan Yardımcısı Dr. Ahmet YILMAZ açılış konuşmasına; “ISF logosu ‘Seed is life’ yani tohum hayattır, TSÜAB logosu ise “Hayat tohumla başlar” der. Bu iki ifade tohumun en güzel şekilde anlatımıdır” diye başlayarak, tohumun önemine vurgu yaptı.

Başkan Yılmaz, Türkiye’de 1985 yılında başlayan özelleşme ve dışa açılım hamlesi sonrası tohumculuk sektörünün gelişme ivmesinin gittikçe arttığını kaydetti.

2004 yılında çıkarılan Bitki Islahçı Hakları ve 2006’da çıkarılan Tohumculuk kanunu bu ivmenin daha da hızlanmasına yol açtığını anlatan Dr. Ahmet YILMAZ, "Tohumculuk kanunu ile 2008 yılında TÜRKTOB ve TSÜAB ile birlikte diğer 6 alt birliğimizin kurulması, ülkemizde örgütlü bir tohumculuk sektörünü ortaya çıkarmıştır. Kendi kanunu, tüzükleri, yönetmelikleri olan ve kendi içinde özerkliğe sahip bu organizasyon tohumculuğun daha iyi hale gelmesi için çalışmalara başlamış ve halen devam etmekte ve edecektir’’ ifadelerini kullandı.

TSÜAB Başkanı ve ECOSA Başkan Yardımcısı Dr. Ahmet YILMAZ konuşmasını şöyle sürdürdü:


“Sadece son on yıldaki sertifikalı tohumluk üretim miktarının üç buçuk kat artmasının yanında, ihracatımızın ithalatımızı karşılama oranının da her geçen gün artarak %85’lere gelmesi başarımızın göstergesi olarak özetlenebilir.
Bu başarı; Bakanlığımız, TSÜAB, sektörün paydaşları ve siz üyelerimizin ortak başarısıdır.

Özellikle ihracatımızın artmasında yeni pazarlar bulunarak üyelerimizin bakış açısını ve vizyonunu artıran Ticaret Bakanlığımızın koordinasyonu ile 2011 yılında başlatılan Sektörel Dış Ticaret Heyeti ve bir yıl sonra başlatılan ve hala devam etmekte olan kısa adı URGE olan Uluslararası Rekabetçiliğin Artırılmasının Desteklenmesi Projelerinin katkısından da bahsetmemiz gerekir. Yeni dönemde URGE Projelerine Bitki türleri bazında devam etmekteyiz.

Dış ticaretimizi geliştirme faaliyetleri çerçevesinde bu yeni dönemde Ekonomik İş Birliği Teşkilatı üyesi ülkeler ile olan ilişkilerimizi güçlendirmek amacıyla Ekonomik İş Birliği Ülkeleri Tohumcular Birliği (ECOSA) ile daha sıkı iş birliğimiz devam edecek ve bu faaliyetler zaman içinde önceliklerimiz arasında yer alacaktır.

Tohumculukta bilgi ve teknolojinin önemi inkâr edilemez bir gerçektir. Bunu en iyi şekilde idrak eden yönetimimiz staj programları ve kısa süreli eğitim programlarını uygulamaya devam etmektedir.

Çalıştayımızın hemen arkasından gelecek ay içerisinde özellikle AR-GE faaliyetlerinde görev yapan geleceğin genç tohumcularına yönelik denemelerin yürütülmesi ve analizi konusunda bir kurs düzenlenecektir.

Sektörün bugünkü başarısında Tarım ve Orman Bakanlığımızın mevzuat, altyapı ve destekler konusundaki doğru ve istikrarlı kararlarının önemi oldukça büyüktür. Ve bu doğru ve istikrarlı kararların artarak devam etmesi gerekir ki; 100-150 yıl öncesi kurulan ve çok kuvvetli sermaye yapısına sahip dünya tohumculuk şirketleri ile aramızdaki mesafeyi hızlı bir şekilde kapatabilelim. Bunun için çok çalışmamız gerektiğini biliyoruz.

Ayrıca sektörümüz için hayati öneme sahip bazı hukuki değişikliklerin Bakanlığımız tarafından gündeme alınması ve bu değişikliklerin hayata geçirilmesi de büyük önem arz etmektedir.

İlk gününden bu yana üzerinde durduğumuz ve her fırsatta yazılı ve sözlü olarak Bakanlığımıza ve diğer yetkililere ilettiğimiz görüşlerimiz en son olarak katıldığımız Tarım ve Orman Şurası’nda da gündeme getirilmiştir.

13 farklı çalışma grubunda tohumculuğumuz ve üyelerimizin temsili konusunda katkı verilmiş ve görüşlerimizin özellikle mevzuat ile ilgili konular "Tarım ve Orman Hukuku Çalışma gurubunda’" tüm komisyon üyelerinin mutabakatı ile imzalanarak kabul edilmesi sağlanmıştır.

Böylece tohumculuk sektörümüzün görüş ve istekleri şura kararları içinde yer almıştır;
Bunlar içerisinde: ‘’Kanunumuzun 12. maddesinde yer alan şirket kapatma cezaları yerine caydırıcı nitelikli daha yüksek idari para cezaları getirilmesi, büyükşehir belediyelerin tarım birimlerinin, ülkenin tarım mevzuatı ile çelişmeyen uygulamalarda bulunmasını temin edici mevzuat değişikliği yapılması, tohum fiyatlarının düşürülmesini temin etmek üzere; tohumluklardan alınan KDV oranlarının düşürülmesi, lisanslı depoculukta üreticilere sağlanan avantajların sözleşmeli tohum üretimi yapan tohum üreticilerine de sağlanması, döner sermaye ücretlerinin en aza indirilmesi, tarım mevzuatındaki idarî yaptırımlara karşı açılacak davalar; kabahat türünden olduğu için idarî yargıda değil adlî yargıda görülmesi, tarımla ilgili ihtisas bilgisi gerektiren davalar için (örneğin tohumculuk ve tarım arazilerinin miras sonucu bölünmesini engellemek üzere) özel ihtisas mahkemeleri kurulması, fikrî mülkiyet hakkı yaklaşımında; ‘Islahçı Hakkı’ ile buluşlar üzerindeki ‘patent hakkı’ arasındaki vergi kaynaklı ayırımcılığı önleyen tedbirlerin alınması önem arz etmektedir.

Şimdi heyecanla Bakanlığımıza dönmüş; alınan bu mevzuat ile ilgili stratejik kararların hayata geçirilmesini beklemekteyiz.’’

Günümüze kadar başarılı hamleler yapan tohumculuk sektörünün bu başarıyı devam ettirmesi için öncelikli ihtiyaçlarını da dile getiren TSÜAB Başkanı Dr. YILMAZ, “Şirketlerimizin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının KOSGEB projelerinden faydalanması için KOBİ statüsüne geçirilmeleri sağlanmalıdır. Tohumculuğa sağlanan destekler artırılmalı ve destekleme ödemeleri önceden açıklanıp zamanında yapılmalıdır. AR-GE yapan şirketlerimize verilecekler başta olmak üzere tüm AR-GE destekleri artırılmalıdır. Tohumculuk ile ilgili yönetmelik ve tebliğler arasındaki çelişkiler giderilerek hızlı bir şekilde güncellenmelidir.

Hepinizin bildiği gibi üzerinde durduğumuz bir diğer önemli konu yasa dışı, kaçak tohumla mücadeledir. Kurallara uyarak ticaret yapan üyelerimiz açısından hem haksız rekabet oluşturan hem de ilgili mevzuat açısından suç oluşturan bu tür eylemlerle mücadele konusunda hazırladığımız ‘’TSÜAB Stratejisini’’ her yıl özen ve kararlılıkla uygulamaktayız.
Bu konuda ISF ile ortaklaşa stratejiler geliştirmek için yaklaşık 1,5 yıldır çalışmalar devam etmektedir. Bu strateji çerçevesinde; en son olarak hak ihlallerinde üyelerimizin başvurabileceği yasal mevzuat ile ilgili el kitapçıkları da hazırlanmakta olup, en kısa zamanda üyelerimizle paylaşılacaktır.’’ dedi.

Dr. YILMAZ, kendilerini heyecanlandırdığını ifade ettiği gelişmeler hakkında da şöyle konuştu; ‘’Bunlardan birincisi yönetime geldiğimizden bu yana öncelikli olarak 2016 yılında Tarım ve Orman Bakanlığında alınan yetki devri sonrasında yapılmasına karar verdiğimiz “Bitki Sağlığı Teşhis ve Analiz Laboratuvarı” ile ilgili devam eden çalışmalarımızdır. Bu çerçevede Fizibilite Projesi bitirilmiştir. Hibe kaynak arayışlarımız devam etmektedir.
Sektörümüzü mutlu edeceğine inandığımız bir diğer konu ise Uluslararası Tohumculuk Federasyonu (ISF) Genel Kurulunca alınan karar gereğince 2023 yılı Dünya Tohum Kongresi'nin Türkiye de yapılacak olmasıdır.
Ülkemiz ve milletimiz için büyük anlam taşıyan 1923'ün 100'üncü yılında dünyanın her tarafından ülkemize gelecek tohumculuk şirketlerinin temsilcileri ile dünyanın gözünü bu anlamlı yıla çevirmeye katkı sağlayacağımız için sevincimiz daha da artmaktadır.
Bu kararın gerçekleşmesini sağlayan herkese başta da ISF Genel Sekreteri Sayın Michael KELLER’e huzurlarınızda bir kez daha teşekkür ederim.

Özellikle sektörümüzü değerlendirirken sadece iç açıcı rakamların değil bazı bitki türlerindeki yetersizliklerimizin de farkındayız. Bu yetersizliklerimizin hızlı bir şekilde giderilerek Tohumculukta Dünyanın ilk 5 ülkesi arasında yer alan, 1,5 milyon ton sertifikalı tohum üretimini gerçekleştirerek 2023 yılı hedeflerine ulaşmış bir sektör olarak karşınızda olmayı hedefliyoruz.”

**

TÜRKTOB ve ECOSA Başkanı Savaş AKCAN, Tarım ve Orman Şurası’nın sonuçlarına vurgu yaparak, "Bu sonuçlara baktığımızda yanlış diyebileceğimiz bir şey yok, fakat Şura’da alınan kararların bir an önce uygulamaya geçmesini bekliyoruz, kağıt üzerinde kalmamasını istiyoruz. Bu kararların uygulanmasına acil ihtiyacımız var." dedi.

Tohum, fide, fidan, süs bitkileri alanlarını kapsayan tohumculuk sektörüyle ilgili kamuoyunda oluşan yanlış algıları değiştirmeye ve bilgi kirliliğini temizlemeye gayret gösterdiklerini ifade eden Savaş AKCAN, ‘’Alt Birliklerimiz kendi alanlarındaki tüm sorunları çözmek için gayret gösteriyor. Tohumculuk Kanununun kendilerine verdiği görevleri fazlasıyla yapıyor, üyelerinin hizmetinde var gücü ile çalışıyor. Bizler ise tarımsal üretim içinde çok önemli bir sektör olduğumuzu kamuoyuna anlatmak ve yanlış bilgileri düzeltmek için gayret göstermeye odaklanıyoruz.’’ ifadelerini kullandı.

Sadece tohumun üretim değerinin 1,5 milyar dolara ulaştığını kaydeden Savaş AKCAN, “Bu büyüklüğe, ihracat ve ithalat rakamları arasındaki farka baktığımız zaman da açıkça görülüyor ki; tohumculuk sektörü bazılarının iddia ettiği gibi kötü bir durumda değil, tam tersine Türk tarımı içinde en başarılı kulvar Türk tohumculuğudur. Tohum verilerine fide, fidan ve süs bitkilerini de kattığımız zaman 240 milyon dolar ithalat, 260 milyon dolar ihracatımız var. İhracatımız ithalatımızı geçmiş durumda. 2018 yılında ilk kez ithalatımızın üzerinde bir ihracat yaptık. 2019 yılında bu farkın çok daha fazla olacağını öngörüyoruz. İthalatımız 240 milyon dolar seviyesinde kalır, ihracatımız 260 milyon dolardan 300 milyon dolara çıkar, beklentimiz budur.’’ şeklinde konuştu.

Türkiye’nin 86 ülkeye tohum ihraç ettiğini, ancak ilk kez ihracat yapılacak bazı ülkelerin listelerinde Türkiye’nin olmamasının ihracatçı firmaların en büyük sorunu olduğunu kaydeden AKCAN, Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilerinden bu sorunun çözülmesini talep etti.

**

Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürü Fuat Fikret AKTAŞ ise Tarım ve Orman Bakanlığının her zaman tohumculuk sektörünün önünü açan uygulamalar yaptığını kaydetti.
Sayın AKTAŞ özetle;

“2023 yılı hedeflerine ulaşmak için elimizden geleni yaptık, yapmaya da devam edeceğiz, tohumculuk sektörünün emrindeyiz. Sizler tohum üreticileri ve sanayicileri olarak ülkemiz tohumculuk sektörünün temelini oluşturmaktasınız. Tohumculuk sürekli gelişen, farklı disiplinleri içine alan bir ekonomik yapı ve bir endüstridir. Teknolojik gelişmelerle birlikte sağlanan üretim artışı, tohumculuk sektöründeki rekabeti de artırmıştır. Tohumculuk tarım politikalarının merkezini oluşturmaktadır. Küresel rekabetin en önemi unsurlarından biri tohumdur. Güçlü bir tohumculuk politikası olmayan ülkelerin tarımda ilerlemesi mümkün değildir. Tohumculuk alanından gelişmiş ülkelere baktığımızda sadece üretim ve ticaretin değil, AR-GE çalışmalarının da çok ön planda olduğunu görüyoruz.’’ şeklinde konuştu.

Tohumculuk sektörünü düzenleyen yasal mevzuatlar hakkından bilgi veren AKTAŞ, tohumculuk sektörünün kurumsallaşmasını sağlayan bu mevzuatlarla kurulan TÜRKTOB ve Alt Birliklerinin yaptıkları çalışmaları her zaman desteklediklerini ve tohumculuk sektörüne doğrudan verilen desteklerin ise 2,1 milyar TL’ye ulaştığını vurguladı.
2023 yılı sertifikalı tohumluk üretim hedefini 1,5 milyon ton, ihracat hedefini ise 500 milyon dolar olarak açıklayan AKTAŞ, "Önümüzdeki dönemde sektöre yönelik çok sayıda adım atacağız. Tohumculuk sektörünün uluslararası rekabete uygun şekilde gelişmesi için çalışmaya devam edeceğiz. Tüm tohumculuk mevzuatının güncellenmesi için çalışıyoruz. Sertifikalı tohum kullanan çiftçilerimizi desteklemeyi sürdüreceğiz. Tüm tohumluklarda KDV oranlarını makul seviyeye indirmek için çalışma yapıyoruz. TİGEM arazilerinin sektör tarafından uygun koşullarda kullanılması için gelen talepleri değerlendiriyoruz. Biyoçeşitliliğimizi ve yerel tohumlarımızı korumak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sizler tarlada, işletmelerinizde alın teri dökerken bizler masa başında oturmayacağız. Sizlerle birlikte tarım ve tohumculuk sektörlerimizi 2023 hedeflerine ulaştırmak için var gücümüzle çalışıyoruz, çalışacağız." ifadelerini kullandı.

***
Uluslararası Tohumculuk Federasyonu (ISF) Genel Sekreteri Michael KELLER’de açılış konuşmasında Dünya tohumculuk sektörünün temel parametrelerini içeren bir sunum yaptıktan sonra Türk tohumculuğunun kısa sürede geldiği noktanın memnuniyet verici olduğunu, 2023 yılında İstanbul’da yapılacak Dünya Tohumculuk Kongresi’nin hem ISF üyesi ülkeler hem de Türkiye için çok büyük şans anlamına geldiğini kaydetti.

***
Çalıştaya Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürü Özkan KAYACAN ve Tohumluk Tescil ve Sertifikasyon Merkezi Müdürü Ali ERDEN başta olmak üzere Tarım ve Orman Bakanlığının üst düzey yetkilileri, uluslararası tohumculuk kurumlarının yöneticileri, akademisyenler ve özel sektör temsilcileri ile çok sayıda TSÜAB üyesi katıldı.

***
Çalışay; Bitki Islahında Yeni Yaklaşımlar, Tohum Teknolojisinde Yeni Yaklaşımlar, Çeşit Koruma ve Rekabet Kanunu ve Tohumculukla Destekler ve Desteklemeler başlıklarındaki 4 oturum ile TSÜAB Üyeleriyle İstişare Toplantısı ile son buldu.